Erkeklerde Rinoplasti

Erkeklerde Rinoplasti

Günümüzün değişen koşulları ile birlikte artık erkekler de kadınlar kadar rinoplasti ameliyatına ilgi duymaktadır. Burnumuz yüzümüzün tam ortasında olduğu için karakteristik duruşumuzun yansımana en büyük katkıyı sağlıyor. Hal böyle olunca estetik bir görünüme sahip olmak herkesin hakkı. Ancak erkek rinoplastisinde dikkat edilmesi gereken en önemli hususlar doğal ve keskin görünümlü geçişler olmasıdır.

Erkek Rinoplasti Vakalarında Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar Nelerdir?

Dikkat edilmesi gerekenlerden ilki radiks (burun kökü) seviyesinin alın ile burun arasındaki geçiş bölgesi açısının çok iyi değerlendirilmesidir. Bu belirlendikten sonra özellikle burun sırtındaki kemer ve kıkırdak fazlalığına çok müdahale edilirse düz bir burun sırtı elde etmek imkansız hale gelecektir ve bu da o kişiye feminen bir görünüm kazandıracaktır.
Bir diğer önemli nokta da burun ucunun çok kaldırılmaması ve nasolabial (burun ile dudak arasındaki geçiş açısı) açının çok arttırılmamasıdır. Erkeklerde bunun 95 derecede olması idealdir. Tabi ki ameliyata başlamadan önce iyi bir analiz ile sorunları söylemek çok önemlidir. Özelikle erkek hastalar başlangıçta kadın hastalara göre ayrıntılara daha az dikkat edip, daha az soru sorarken ameliyattan sonra sonuçlar açısından beklentisi daha yüksek hasta grubunu oluşturmaktadır. Kalın derili olmaları, yüzlerinde asimetri olabileceği ve bunun ameliyat başarısını etkileyen önemli faktörler olduğundan bahsetmek gerekir. Ayrıca kadınlara göre nasal (burun ) kemikleri ve burun sırtı daha geniş ve sert olduğundan ameliyatın iyileşme evresinin bu nedenle uzun sürebileceği hakkında da bilgi verilmelidir.

Ameliyatsız Burun Estetiği (Likid Rinoplasti) Nedir?

Hyaluronik asit dolgu ve botulinum toksin uygulamaları ile bazı burun kusurları ameliyatsız olarak da giderilebilmektedir. Mesela konuşurken burun ucu çok hareketli olan ve aşağı düşen hastalarda bu sorunu yüz gençleştirme uygulamaları ile çözebiliyoruz.
Bazı hasta grupları da ameliyat olmaktan ciddi anlamda korkmaktadır. O hastalarımıza da vücudumuzda zaten üretilen ve enzimlerce de yıkılan hyaluronik asit ile burun dolgusu önermekteyiz.
Bu gruptaki en büyük korku da acaba burnum bu dolgular sonrasında daha da büyür mü? İşte burada da doktorun deneyimi ve daha önce yaptığı birçok rinoplasti vakası ona yol gösterici oluyor. Hangi aday dolgu için uygun yada değil bunu anlayabiliyoruz. Kişisel tercihimde burunda aks eğriliği olan ve medial ve lateral krus (alt burun kanat kıkırdakları) uzun olup, burun ucu sarkık düşük olan hastalar bunlar için doğru aday değil. Yine yandan bakıldığında projeksiyonu fazla olan hastaları uygun bulmuyorum. Burun kemiğinin lateral nasal duvarı çok geniş olan iri burunlarda önermiyorum.

Peki kimlere yapalım?

Mesela burun kökü seviyeniz alçak, alın burun geçiş açısı 130 dereceden de fazla ve buna bağlı yalancı bir psödohump (kemer) görünümünüz varsa burun ucunuz düşük ise burun ucunu kaldırmak istiyorsak, supratip break point (burun ucu üstü kırılma noktası) belirginleştirilmesi için uygun aday olabilirsiniz. Fakat bu işlemlerin ömrü 6 ay ile 1 yıl arasındadır. İşlemlerin kalıcı olması için sürekli yenilenmesi gerekir ancak aralıklarla yapılan küçük miktardaki dolgu uygulamaları da kalıcılığı arttırır. Geçici bir işlem olması, burun ameliyatından önce burnun alacağı şekli görebilmek açısından iyidir ve ameliyat kararı almayı kolaylaştırabilir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir