Göz Kapağı Estetiği

Göz kapakları, yaşla birlikte bağ dokusunda ve ciltte meydana gelen gevşeme sonucu yer çekimine karşı sarkmaya başlar. Üst ve alt göz kapaklarında ortaya çıkan bu deformasyon, sadece estetik bir problem olmanın ötesinde genellikle fonksiyonel sorunlara yol açar, özellikle üst göz kapaklarındaki sorunlar görme alanı ile ilişkilidir. Bu durumda, kişide yorgun ve yaşlı bir yüz görünümü ortaya çıkar. Göz kapaklarının cilt yapısı, vücudun diğer bölgelerine göre daha ince olduğu için sarkmalar, torbalanmalar ve morluklar daha belirgin hale gelir.
Üst göz kapağı bazen sadece estetik bir endişe olarak değerlendirilir. Ancak yapısal veya yaşa bağlı kaş düşüklüğü ve sarkmalar, fonksiyonel açıdan daha detaylı bir inceleme ve değerlendirmeyi hak eder. Deformasyon durumuna bağlı olarak sadece cilt sarkması olabileceği gibi, yağ dokusundaki fazlalık, sarkma ve kaş düşüklüğü gibi daha ileri derecelerde sorunlar da ortaya çıkabilir.

Göz Kapağı Estetiği Sonrası

Op. Dr. Eda Çabuk Horoz’un gerçekleştirdiği göz kapağı estetiği ameliyatları genel ve lokal aneztezi altında yapılabilir. Hastalar genellikle ameliyatın ardından aynı gün taburcu edilebilmektedir. Dikiş atılarak gerçekleştirilen bu operasyonda, dikiş yerlerinin üzerine ince bantlar yapıştırılarak gözler açık tutulur. İlk dönemde dikiş izleri görülebilir, ancak birkaç ay içinde izlerin kaybolduğu gözlemlenmektedir.
Alt göz kapağı estetiği ile birlikte üst göz kapaklarının ameliyat edilmesi, daha genç, dinamik ve estetik bir yüz görünümü sağlar. Dört göz kapağının ameliyat edilmesi için genel anestezi uygulanır ve operasyon süresi yaklaşık 1.5 saat sürer. Ameliyat sonrasında göz kapaklarına ince bantlarla pansuman yapılır ve gözler açık bırakılır.
Alt göz kapağı estetiği, kirpiklerin hemen altından kesilerek gerçekleştirildiği için dikiş izleri oluşmaz. İyileşme durumuna bağlı olarak, ortalama 4-5 gün sonra dikişler alınır. Ameliyat sonrası hafif şişlikler 3 haftaya kadar devam edebilir, ancak bu süreçte toparlanma gözlemlenir. Morluklar ise 4-5 gün içinde dikişler alındığında azalır. Ancak morluklar ve izler, kişinin cilt yapısına bağlı olarak değişiklik gösterebilir.
Ayrıca bazen göz kapağı estetiği ile birlikte Kaş kaldırma operasyonları bir arada yapılır.

Kaş Kaldırma Ameliyatı

Kaş yükseltme operasyonunda sıkça başvurulan yöntemlerden biri, göz kapağı derisinin alındığı blefaroplasti ameliyatı sırasında aynı gizli kesiden uygulanan indirek tekniktir. Bu yöntem, yeni bir kesi oluşturulmadığı için iz olasılığı minimumdur. Kaşın dış kısmı, göz kapağı içerisinden yukarı doğru serbestleştirilir ve istenilen yükseklikteki kemik dokusuna içeriden sabitlenir. Bu yaklaşımla sadece kaşın dış kısmı yükseltilebilir.
Kaşın hemen üzerinden yapılan kesilerle gerçekleştirilen doğrudan yükseltme yöntemi, en etkili ve uzun süreli sonuçları sağlar. Ancak bu yöntem, uygun hasta seçimi ve derin bir deneyim gerektirir. Yara izi sorunu, deneyimli bir cerrah tarafından özel teknikler ve gerekli enjeksiyonlarla minimize edilebilir.
Kaş ve alın yükseltme işlemleri için kafa saçlı derisinin hemen önünden veya arkasından yapılan uzun kesilerle daha geniş bir yükseltme gerçekleştirilebilir. Ancak bu tür geniş kapsamlı operasyonlar, uzun iyileşme süreci ve his kaybı riski nedeniyle sınırlı hasta grubuna önerilmektedir.
Kaş kaldırma işlemlerinde, saçlı deri içinden yapılan küçük kesilerle endoskopik kamera kullanılarak daha az invaziv yöntemler geliştirilmiştir. Doğrudan kaş kesileriyle yapılan operasyonlara göre etkinlik süreleri daha kısa olmasına rağmen, endoskopik yöntemlerin tüm alnı etkileyebilme ve iz bırakma riskinin az olma avantajları bulunmaktadır.
Op. Dr. Eda Çabuk Horoz’un gerçekleştirdiği bu estetik operasyon, hastalarda daha dinç, genç ve dinamik bir göz çevresi ile yüz görünümü elde edilmesini sağlar. Bu ameliyat sonrasında hastalar genellikle memnuniyet verici sonuçlar alırlar